
BAYETAV ve Mekânda Adalet Derneği’nin iş birliğiyle gerçekleştirilen Büyük Menderes’teki Havza Araştırması, ekolojik ve toplumsal sorunları disiplinler arası bir perspektifle ele aldı.
BAYETAV ve Mekânda Adalet Derneği’nin sınırlı zaman ve kaynaklara rağmen havzanın en kritik sorunları olan altın ve kömür madeniyle jeotermal enerji santralleri üzerine odaklanan Büyük Menderes Havzası Araştırması bölge sakinleri, sivil toplum kuruluşları, hukuk mücadelesinde bulunanlar ve farklı uzmanlarla yapılan görüşmelerle zenginleştirildi. Araştırma ekibi, insan merkezli bir yaklaşımdan kaçınarak diğer canlı türlerinin sağlığı ve esenliğine de önem atfetti. Ana hedef, madencilik ve enerji faaliyetlerinin çevresel ve toplumsal etkilerini bu projelerden olumsuz etkilenen toplulukları ve çevre mücadelelerini kamu refahını ön planda tutarak ortaya koymak oldu. BAYETAV, toplumsal hayatın devamlılığını tehdit eden sorunları çocuk merkezli bir bakış açısıyla ele almanın önemine vurgu yapıyor. Ancak havza çalışmasında çocukların seslerini duyurma amacıyla yola çıkılsa da zorluklar nedeniyle çocuk görüşlerine başvurma hedefine ulaşılamadı. Öte yandan saha ekibinin faaliyetlerine hız kazandırdığı dönemde 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş depremi nedeniyle çalışmalar Nisan ayına ertelendi.
Ulubey Kanyonu yakınlarındaki altın madeninin yol açtığı sorunları inceleyerek başlayan araştırma, ardından Denizli’deki açık linyit madenine ve Aydın’a yayılan jeotermal enerji yatırımlarının getirdiği sorunlara odaklandı. Büyük Menderes Nehri’nin denize döküldüğü Söke’de sona eren bu kapsamlı çalışma, bölgenin ekolojik ve toplumsal sorunlarına dikkat çekti.
BAYETAV ve MAD, elde edilen bilgileri kamuoyuna çeşitli formatlarda sunmayı tercih etti. Bu sonuçlar kamuya belgeseller, paneller, söyleşiler, yazılı ve görsel dokümanlar ve sanat sergileri gibi araçlarla duyuruldu ve duyurulmaya devam ediyor. Bu çalışmanın detaylarına MAD’in https://deretepe.org/ adresindeki “Havza Çalışmaları” adlı bölümden erişmek mümkünken ayrıca BAYETAV’ın yakında yayımlanacak Nehirler ve Çocuklar başlıklı raporundan önemli bir kaynak olarak öne çıkacak. Bir saha günlüğü olarak yazılmaya başlanan Nehirler ve Çocuklar raporu, elde edilen nesnel verilerle birlikte gözlemleri de içeriyor. Rapor, havzada gözlemlenen sorunların çocukların sağlığı üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde ele alıyor. Bu çalışma, Büyük Menderes Havzası’nın karşı karşıya olduğu çevresel ve toplumsal sorunlara dikkat çekerken bu sorunların çözümüne yönelik stratejilerin geliştirilmesi için de önemli bir dayanağı oluşturuyor.
Aydın, Denizli ve Uşak illerindeki kömür ve altın madenciliğiyle jeotermal enerji yatırımlarının bölge sakinleri üzerindeki etkilerini belgelemeyi amaçlayan araştırma, insanların yanı sıra diğer canlıların yaşam alanlarının daralması, susuzluk ve havasızlık gibi meselelere de dikkat çekmeyi hedefledi. Yazar Rebecca Solnit’in “Her çatışma, kısmen anlattığımız hikâye ya da kimin anlattığı ve kimin duyulduğu üzerine bir savaştır,” sözlerinden ilham alan BAYETAV ekibi, çalışmasıyla yıkımdan doğrudan etkilenenlerin seslerini duyurarak çevre adaleti, doğal hayatın korunması, gıda güvencesi ve güvenliği ve halk sağlığı çalışmalarına da katkılarda bulunmayı amaçlıyor.
